Çiçero İnceleme | Türk Casus İlyas Bazna’nın Anlatıldığı Film Nasıl Olmuş?

Serdar Akar‘ın yönettiği Çiçero 18 Ocak 2019 tarihi ile vizyona girişini yaptı. Büyük bir beklenti ile gittiğimi söylemeliyim. Çünkü film, son yıllarda Ayla ve Müslüm filmleri ile Türk sinema sektörüne katkı sağlamış Dijital Sanatlar Yapımevi‘nin elinden çıkıyordu. Ancak olmamış, Çiçero standartların üzerinde fakat beklentilerimi karşılamadı. Bu arada yapımcı Mustafa Uslu konusuna hiç girmeyeceğim. O konu çok karışık, belki ayrı bir yazı yazarım. Önce konusu ile başlayalım, daha sonra spoilerlı inceleyeceğiz.

Çiçero konusucicero nazi

Film İlyas Bazna(Elyesa Bazna) isimli Arnavut asıllı bir Türk casusu konu alıyor. Çiçero’nun, Türkiye’nin 2.Dünya savaşına katılmamasında ve Almanya’nın yenilmesindeki büyük payını anlatan film, aynı zamanda T4 kapsamında kusurlu çocukların toplama kamplarında öldürülmesini de konu alıyor.

Çiçero inceleme (Spoiler)

Büyük umutlarla gidip, “eh işte” diyerek çıktığım bir film oldu. Neresini gömsem neresini övsem bilemiyorum ama daha ilk sahneden canımı sıkan ve bu can sıkıntısını sürdüren büyük bir sorun var; müzik kullanımı. Müziklere bir şey demiyorum, bence filmin doğasına uyumlu seçimler olmuş. Fakat sürekli kullanmışlar, SÜREKLİ. Her dialogda arkada bir müzik var, uçaklar geçiyor müzik, insanlar konuşuyor müzik, insanlar ölüyor müzik, havalı bir şey söyledim müzik vb… Sessiz sahne yok ve biliyoruz ki bunun nedeni dialoglardaki vuruculuğun eksikliği. Boş konuşmaların arkasına müzik koyunca etkileyici olmuyor, şunu bir türlü öğrenemedik.

Çok hızlı sahne geçişleri bulunuyor filmde, aniden sahne geçiyor ve bu sırada müzik de değişiyor. Sanki kurgu sıkıntılı gibi veya sonradan bazı sahneler atılmış gibi bir izlenim veriyor. Tabi bu kurgu problemi akıcılığı da bozuyor ve siz konsantrasyonunuzu kaybediyorsunuz.

Erdal Besikçioglu - Ilyas Bazna

Erdal Besikçioglu – Ilyas Bazna

Senaryo güzel aslında. Yani bir biyografi olduğu için çok fazla şey söyleyemeyeceğim. Ama saatlerdir araştırıyorum, İlyas Bazna ve Atatürk arasında bir ilişki var mı? Bu görevi ona Atatürk mü verdi? Hiçbir şey bulamadım. Yazılı kaynak olarak tek bilgi, bir zamanlar yanında asker olarak görev yaptığı. Filmden çıktığımda da ilk düşündüğüm şey buydu. Çünkü o Atatürk sahnesi filmin bütün motivasyonunu bozuyor fakat bir biyografi olduğu için buna bir şey demem saçma olurdu. Hal böyle olunca araştırdım, belki ben bulamamışımdır. Atatürk ile ilişkisi hakkında kaynak bulan varsa yorum olarak yazabilir.

Motivasyon bozuyor dediğimde yanlış anlamayın. Durumu açıklıyorum. Filmin başında biz İlyas’ın küçüklüğünü görüyoruz, ailesini kaybediyor. Daha sonra savaş ile ilgili konuşulduğunda “Savaşta kazanan olmaz” gibi sözler söylüyor. İlyaz Bazna’nın motivasyonu bu yönde şekilleniyor. Yani bir görev değil, yaşadığı travma ve tecrübe onu bu yola itiyor. Ki bu motivasyon bence çok iyiydi ta ki Atatürk sahnesine kadar. Umarım gerçekten Atatürk sahnesi yaşanmıştır, çünkü dediğim gibi filmi iyi etkilemiyor. Bu dediklerimi örneklendirmek gerekirse The Angel‘ı izleyebilirsiniz.

Son 2 eleştirim kaldı sonra filmi övmeye geçeceğim. Öncelikle karakterler gerçeğe hiç benzemiyor. Çok fazla Hitler’i gördüğümüz film izlemişizdir, ben bu kadar benzemeyen bir Hitler görmedim. Bence önemli değil o kadar, önemli olan hikaye anlatımı ama bulunsun bir kenarda.

2. eleştirim ise hala evrensel bir yapım ortaya koymaya çalışmıyor oluşumuz. Bunu spesifik olarak Çiçero için söylemiyorum. Türkiye’de her film böyle. Çoğu yabancı filmde de görebiliyoruz milliyetçiliği fakat göze sokmayın bu kadar. Filmin ortasında “İşte sadece bir TÜRK böyle Almanya’yı devirdi” diyince bizim duygularımıza oynadığınız o kadar aşikar ki anlatamam. Bunu yazmana gerek yok, anlattığın hikaye ile görelim işte. Sen bunu yazınca ben diyorum ki; demek ki film ekibi bile senaryoya inanmamış.

Burcu Biricik - Cornelia Kapp

Burcu Biricik – Cornelia Kapp

Filmin başında gördüğümüz İlyas’ın küçüklüğü sekansında kullanılan görsel efektler çok iyiydi. Baştan yakaladı beni, ayrıca bu sahne hikaye için de çok önemli. Çünkü bu 5 dakikalık yer olmasaydı hiçbir şekilde duygusallığı yakalayamazlardı. Down sendromlu kardeş ve Cornelia Kapp hikayesi ne kadar doğru yine bilemiyorum. En azından internet kaynağı olarak böyle bilgilere rastlayamıyorum. Belki de kitabında bahsedilmiştir.

Casusluk hikayesi olarak çıkan filmin 1 saati boyunca casusluk görmememiz beni korkutuyordu açıkçası. “Ve işte bir Türk, Almanya’yı böyle devirdi” göndermesi ile bitecek, milliyetçi duygularla gişe yapmaya çalışan bir film olacak diye korktum. Ama en sonunda bir yerlere bağlandı ve “oh” çektim. Arka planda görmediğimiz olayların sonlara doğru açıklanışı benim hoşuma giden detaylardan. Küçük bir övgü olarak 1940 havasını çok iyi verdiklerini söylemeliyim. Çekimler, dekor, giyim gerçekten mükemmel. Dövüş sahnelerini de iyi yapmışlar bu arada, korkmayın.

Oyunculuklar konusunda ağzımı açmam, çünkü herkes çok iyi oynamış. Galiba irite eden tek bir şey oldu. Filmin konusu gereği çoğu karakter birden fazla dil konuşuyor. Özellikle Türkçe’den Almanca’ya geçişlerde bir donukluk var. Sanki yerinde ses kaydedilmemiş veya istendiği gibi olmamış ve 2. geçiş üzerine sonradan ses eklenmiş gibi geliyordu kulağa. Belki hızlı dil geçişlerinden dolayı bana öyle gelmiştir, sonuç olarak oyunculuklar muazzamdı. (Güncelleme: yabancı dilde dublaj kullanılmış.)

Çiçero Fragman

Çiçero oyuncuları

  • Erdal Besikçioglu … Ilyas Bazna
  • Burcu Biricik … Cornelia Kapp
  • Ertan Saban … Wellington
  • Murat Garibagaoglu … Moyzisch
  • Tamer Levent … Sir Hughe Knatchbull-Hugessen
  • Mehmet Ulay … Franz von papen
  • Levent Ülgen … Numan Menemencioglu
  • Mehmet Esen … Yugoslavian Butler
  • Mehmet Ezel Özgün … Agust
  • Gerry George … Winston Churchill
  • Peter Cunningham … Adolf Hitler

Can Akman

Sitenin kurucusu, küçülmüş te büyümüş bir seherbaz

Beğenebileceğiniz bincelemeler...

1 Cevap

  1. Nur dedi ki:

    Yorumlara katılıyorum, tıpatıp aynılarını düşündüm filnden çıktığımda ve Atatürk sahnesi tabi ki gerçek değil cornelia hikayesi gibi, pek çok oynama ve ekleme var senaryoda ama ben bunu normal buldum. Gerçekten esinlendik dedikleri için hikayeye ekleme yapmalarına bir şey diyemeyecegim ama bazı noktalarda değiştirmeler çok rahatsız ediciydi. Ilyas bazna filmde gösterildiği karakter kadar sempatik veyahut etkili bir insan değildi, hele şu İngiliz sterlinlerinin gerçek olmadığını bilmesi durumu çok güldürdü. İlyas bazna almanyaya pek çok önemli bilgi götürmüştü ve alman hükumeti onu ciddiye almamayı seçti. Normandy ile ilgili bilgileri hiç değiştirmeden tamı tamına almanlara vermesine rağmen hitler buna güvenmeyerek önlem almadı. Yani ilyas bey hiç bir şekilde dosyalarda değişiklik yapmamıştır. Aldığı sterlinlerin gerçek olduğuna inanıyordu ve kandırıldığını öğrendiğinde ise artık çok geçti. Filmde bir kahraman gibi yansıtılması milliyetçilik ögeleri filmi halka çekici yapmak için kullanılmış hamleler bunu anladım ama ne yazık ki bütün film bu sebeple yapaylıktan kurtulamıyor.

Bir cevap yazın